Belgesel sinema, toplumların, toplulukların ve bireylerin yaşam biçimlerini, ge leneklerini, ritüellerini ve gündelik pratiklerini gerçekçi bir yaklaşımla yansıtan, belirli dönemler ve mekânlara dair bilgi sunarak izleyiciye hem tarihsel hem de kültürel bir perspektif kazandıran bir anlatı formudur. Özellikle etnografik nitelik taşıyan belgeseller, kültürel kimliklerin, sosyal yapıların ve sosyokültürel süreçle rin temsiline yönelik ayrıntılı ve derinlikli bir bakış açısı sunmaktadır. Bu bağlam da, etnografik nitelikli yapımlar, bir yandan yerel kültürlerin, geleneksel yaşam biçimlerinin ve toplumsal ilişkilerin görsel olarak belgelenmesini sağlarken, öte yandan kültürel mirasın korunması ve aktarılmasına da aracılık etmektedir. Dolayı sıyla bu belgeseller, yalnızca akademik araştırmalar için değil, aynı zamanda geniş izleyici kitleleri için de değerli birer kültürel kaynak niteliği taşımaktadır. Bu çalışmada, belgesel sinemanın toplumsal gerçekliğin temsiliyle sınırlı kalmayıp kül türel yapıların ve toplumsal ilişkilerin kuramsal düzlemde çözümlenmesine imkân tanıyıp tanımadığı sorusundan hareketle, belgesel filmde toplum ve kültüre ilişkin etnografik içeriklerin nasıl ve ne amaçla yer aldığının ortaya konulması amaçlan maktadır. Bu doğrultuda, Suha Arın’ın “Kula’da Üç Gün” (1983) adlı belgeseli, yerel kültürün görsel olarak belgelenmesine imkân veren anlatı stratejileri barın dırması ve yönetmenin Türkiye belgesel sinemasındaki öncü konumu nedeniyle inceleme nesnesi olarak seçilmiştir. Amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen fil min, kuramsal değerlendirme açısından anlamlı bir zemin sunduğu düşünülmüştür. Bu çerçevede film, etnografik sinemaya ve kültürel yansımalara ilişkin kuramsal yaklaşımlar doğrultusunda, betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Anlatı yapısı, mekân kullanımı, gözlemci kamera yaklaşımı, anlatıcı sesi ve karakter temsilleri üzerinden yürütülen çözümlemede, belgeselin etnografik özellikler taşıdığı, gele neksel yaşam biçimlerini yansıttığı, kültürel belleğin aktarımına katkı sunduğu ve sosyokültürel yapıları görsel olarak temsil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.