Ekoeleştiri kuramı, insanın kendisini doğanın merkezine yerleştirerek çevreyi sınırsız bir kaynak olarak görmesini eleştiren ve edebî metinlerde insan-doğa ilişkisinin etik boyutlarını tartışan bir yaklaşım sunar. Bilim insanı kimliğiyle tanınmasına karşın denemeci yönü görece geri planda kalmış olan Hikmet Birand (1904-1972)’ın Anadolu Manzaraları (1957) adlı eseri, Türk edebiyatında doğaya yönelik erken dönem ekolojik duyarlılığın dikkat çekici örneklerinden biridir. Bu çalışmada, Birand’ın çevreci ekolojik etiğin deneme türünün düşünsel serbestliği, gözleme dayalı anlatımı ve öznel deneyimi estetik bir yapı içinde kurma olanakları aracılığıyla nasıl inşa edildiğini ortaya koymayı amaçlıyorum. Deneme türünün kişisel tanıklık ile bilimsel bilgiyi buluşturan yapısının Birand’ın doğayı bütüncül bir varlık alanı olarak kavrayışını nasıl güçlendirdiğini göstermeyi hedefliyorum. Bu nedenle Anadolu Manzaraları’nı ekolojik bilinci deneme estetiği aracılığıyla kuran bir metin olarak ele alıyorum. Araştırmada nitel bir yöntem benimsedim ve çalışmayı betimleyici bir çerçevede yürüttüm. Denemeleri, ekoeleştiri kuramının temel kavramları doğrultusunda metin merkezli bir okuma ile değerlendirdim. İnsan-doğa ilişkisi ile çevresel tahribata işaret eden söylemleri tematik çözümleme yöntemiyle inceledim. Belirlediğim temaları, deneme türünün estetik ve düşünce yapısıyla birlikte ele alarak ekolojik etikle kurdukları anlam ilişkisi çerçevesinde yorumladım. İnceleme sonucunda Birand’ın doğayı bütünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırdığını, insanın doğaya yönelttiği müdahalenin ekosistem üzerinde onarılması güç bir bozulmaya yol açtığını özellikle vurguladığını tespit ettim. Birand’ın denemelerinin ekolojik etiği önceleyen bir bilinç doğrultusunda şekillendiğini ve bu bilincin deneme türünün estetik olanakları sayesinde etkili bir söylem haline geldiğini düşünüyorum. Bu çalışma ile Anadolu Manzaraları’nı tür odaklı bir ekoeleştirel okumaya tabi tutarak hem Hikmet Birand’ın denemeciliğini edebiyat tarihi içinde daha görünür kılmayı hem de deneme türünün ekolojik bilinç üretimindeki özgün rolünü ortaya koymayı amaçlıyorum.