Doğu ve Batı edebiyatının en etkili eserlerinden olan Mevlânâ Celâleddin Rûmî’nin
Divan-i Kebir’i ve Dante Alighieri’nin İlahi Komedya’sı üzerine odaklanan bu
çalışma, George Lakoff ve Mark Johnson (1980) tarafından öncülüğü yapılan ve
sonrasında Zoltán Kövecses’in (2002) duygu metaforlarına ilişkin çalışmalarıyla
geliştirilen Kavramsal Metafor Kuramı’ndan (KMK) yararlanarak, söz konusu iki
başyapıtın ilahi aşk ve manevi rehberliğin “aracı metaforları” olarak işlev gören
Şems-i Tebrîzî ve Beatrice Portinari figürlerini nasıl kullandığını incelemektedir.
Araştırma, Çeviri Çalışmaları, Bilişsel Dilbilim ve Hermeneutik metin yorumla
mayı bir araya getiren bütünleşik bir yöntemsel çerçeveye dayanmaktadır. Yapılan
çözümleme, iki gelenekte aşkın teolojik temelleri belirgin biçimde farklılık göster
se de her iki şiirsel sistemin de “aşk nesnesini” hakikati arayan kişiyi varlığın öte
sine geçişe yönlendiren sembolik bir aracı olarak konumlandıran benzer metaforik
mekanizmalar kullandığını ortaya koymaktadır. Metafor çevirisini ve çevirmenin
yorumlayıcı işlevini merkeze alan bu çalışma, çevirinin yalnızca dilsel bir aktarım
değil, bilişsel ve kültürel bir aracılık biçimi olduğunu ileri sürmektedir. Bu çerçe
vede çevirmen, mistik düşüncenin dünya edebiyatının geniş düzlemindeki dola
şımında aktif bir rol üstlenmektedir. Divan-i Kebir ve İlahi Komedya’nın Türkçe
ve İngilizce çevirilerine uygulanan Kavramsal Metafor Kuramı, bu çevirilerde
kullanılan metaforların yeni kategoriler ve kavramların belirlenmesini sağlayacak
şekilde anlam alanını genişlettiğini ve böylece söylemdeki sözcüksel ve kültürel
boşlukları doldurduğunu göstermektedir. Çalışmanın bulguları, “aşk nesnesine”
ilişkin metaforik temsillerin kavramsal tutarlılıklarını koruyarak dilsel ve kültürel
sınırları nasıl aşabildiğini gösteren bir model önererek, Çeviri Çalışmaları, Karşılaştırmalı Edebiyat ve Bilişsel Poetika alanlarındaki tartışmalara katkı sağlamayı
amaçlamaktadır.