• Duyurular
  • 100. İlhan Başgöz Özel Sayısı

    Önemli bir kavşak noktası olarak gördüğümüz Ağustos-2019 yılında yayımlanacak ve ülkemizin yüz akı bilim insanlarından Prof.Dr.  İlhan Başgöz  adına yayımlanacak 100. özel sayımızda siz değerli (davetli) akademisyen, yazar ve  araştırmacılarımızın makale, eleştiri, değerlendirme içeriğindeki ürünleriyle  katkıda bulunmalarını  ümit etmekteyiz.

    Öte yandan 100. sayımızla birlikte dergimizin kurucusu ve halen Yayın Koordinatörü olan Sayın Metin Turan adına da bu sayıyla birlikte  özel bir ek yayımlayacağız. Bu ekte de Metin Turan konulu anı, değerlendirme  içerikli yazıların yer almasını dilemekteyiz.100. sayımızda bir eserinizle yer almakla ilgili kararınızı,30 Haziran 2019 tarihine kadar bildirmenizi; katkıda bulunmayı  onayladığınız takdirde eserinizi 30 Temmuz  2019 tarihine kadar dergimize iletmenizi istirham eder, saygılarımızı sunarız.

     


    ICI Master List


    Ithenticate / Turnitin denetimi:

    Dergimize gönderilen makaleler

    Ithenticate ve/veya Turnitin

    programlarında incelendikten

    sonra

    işleme alınmaktadır.

    -----------------------

     


    Yayım Takvimi

    Şubat 2019-1 / 97. sayı

    Mayıs 2019-2 / 98. sayı

    Ağustos 2019-3 / 99. sayı

    Kasım 2019-4 / 100. sayı

    2019 yılı Makale kontenjanımız

    dolmuştur.

    Sadece

    İlhan Başgöz 100. sayısına

    konuya ilişkin makale kabul edilmektedir.

    **************


    Makale Takip Sistemi

    Dergimize makale gönderilmesi ve sonraki tüm işlemler,

    sitemizdeki

    Makale Takip Sistemi

    üzerinden gerçekleştirilecektir.

    **************


    Makale Kabulü

    *************

     2019 yılı  sayıları makale

    kontenjanı

    dolmuştur.

    Sadece

    İlhan Başgöz 100. Özel Sayı

    (Kasım 2019)

    için konuyla ilgili makale

    kabul edilmektedir.

     Gösterilen ilgi için teşekkür ederiz.

     

    ********************


Özet


Birinci Tekil Şahıs Belgeselleri; “Ben”in Kendine Bakışı
Son yıllarda internetin görsel, işitsel, yazılı malzemenin dolaşıma sokulmasında önemli bir rol oynamaya başlamasıyla birlikte pek çok yeni türün ortaya çıktığı, hatta sinema, televizyon ve basılı malzemeler gibi geleneksel mediumları bile etkilediği, dönüştürdüğü görülmüştür. Geleneksel belgesel anlatısında belgeselciler kişilerin temsillerini üretirken, kişilerin kendi temsillerini üretmekle ilgilenebilecekleri, yapabilirlikleri göz ardı edilmiştir. Gelişen teknolojilerle birlikte bizzat bireyler kendi temsillerini üretebilir hale geldikçe, belgeselci ve konu/birey arasındaki sınırlar yok olmaya başlamıştır. Birinci tekil şahıs belgesellerinde, belgeselci merkezde ya da kenardan, durup kendi etrafındakilere bakmakta, dolayısıyla doğrudan “ben” diye söze başlamadan, yaşadığı toplumda, ailesinde yaşanmış hikâyelere bakışını ya da tamamen kişisel olarak deneyimlediği şeyleri aktarabilmektedir. Belgeselci hem kamerayla özdeşleştiği hem de görüntülerin kaynağını oluşturduğu için artık perde/ekran ona kendisini yansıtan bir ayna olmaktadır. İster bir itirafname yapısında ister bir günlük ya da sosyal aktivist bir birinci tekil şahıs gazeteciliği örneği, belgeselcinin başkalarının adına anlatıyı oluşturması karşısında, belgeselcinin bizzat anlatının konusu olduğu birinci tekil şahıs belgeselleri, öznelliklerindeki açıklıklarıyla ayrışmaktadırlar. Toplumsal kültürel, siyasi ve teknolojik değişmelerin etkisiyle sürekli dönüşen belgesellerin iletişim gizilinin daha iyi kavranabilmesi için, günümüz dijital teknolojisinin sinema anlatısında öz temsillerin üretimini daha mümkün kılması çerçevesinde birinci tekil şahıs belgesellerinin belgeselci, izleyici, filme konu olan kişilerden oluşan çok katmanlı anlatı yapısının billurlaştırılması önemlidir. Başka bir deyişle, son dönemde izleyici ile buluşmuş bu tarz filmleri örneklendirerek analiz etmek, birinci tekil şahıs belgesellerinin hâkim bir anlatı biçimi olma potansiyeli somutlaştırmak açısından yerinde olacaktır. Gerçekliğin kurulmasında görsel medyanın gücü düşünüldüğünde, birinci tekil şahıs belgeselleri formunda şekillenen ve teknolojik gelişmeler sayesinde kitlelere ulaşabilirlik kazanan anlatılar, sosyal katılımın etkin bir arenası olarak, sosyal adaletin sağlanmasındaki araçlardan biri olarak da değerlendirilebilirler. Çünkü genellikle görünmez duyulmaz olan sıradan insanların yaşamları ve tecrübeleri, olgu ve olayların nasıl yorumlanacağında, geleceğe nasıl taşınacağında büyük rol oynayabilmektedir.

Anahtar Kelimeler
birinci tekil şahıs belgeseli, temsil, öznellik, ayna,

Adres :Cyprus International University Lefkoşa/Nicosia
Telefon :(392)6711111-2601/2600 Faks :(392) 671 1165
Eposta :folkloredebiyat@ciu.edu.tr