Alevi-Bektaşi Geleneğindeki Miraçlamalara Meşrulaştırma Kavramı Odağında Metinlerarası Bir Yaklaşım Denemesi
(An Intertextual Analysis of Miraçlamas in the Alevi-Bektashi Tradition from the Perspective of Legitimization
)
|
Yazar
|
:
Mehmet Devrez
|
|
|
Türü |
:
Araştırma Makalesi
|
|
Baskı Yılı |
:
2026
|
|
Sayı |
:
126
|
|
Sayfa |
:
353-376
|
|
|
Özet
Gökyüzü, insan muhayyilesinde tanrının yahut tanrıların ikametgâhı olarak tasav
vur edilmiş, kozmik/ilahi bilginin kaynağı daima gökyüzünde aranmıştır. Bundan
dolayı göğe yükselme motifi, dinî anlatılarda en çok karşılaşılan motiflerden biri
hâline gelmiştir. Bu durumun İslam dinindeki tezahürü ise miraç hadisesidir. Mu
cizevi bir hadise olan miraç, salt bir dinî anlatı olarak kalmamış; İslam edebiyat ve
sanatlarını da derinden etkilemiştir. Aynı zamanda miraç hadisesinin farklı çevre
lerde, bilhassa sufi zümreler tarafından yeniden yorumlandığı görülmektedir. Bu
nunla beraber, Alevi-Bektaşi geleneğinin de miracı farklı bir biçimde, miraçlama
adıyla yeniden ele aldığı gözlemlenmektedir. Bu çalışmanın konusunu, Kur’an ve
hadis kaynaklı miraç anlatısıyla Alevi-Bektaşi geleneğindeki miraçlamaların mu-
kayesesi oluşturmaktadır. Çalışmada, Halil İbrahim Şahin’in Balıkesir Çepnilerin
den derlediği, gelenekte Şah İsmail’e ait olduğu düşünülen miraçlama metni esas
alınmıştır. Zikredilen iki anlatı mukayese edilirken metinlerarası bir perspektiften
faydalanılmış, bilhassa Gérard Genette’in “Palempsest” yaklaşımı kullanılmıştır.
Esasında modern edebiyata dayalı bir yaklaşım olarak yirminci yüzyılda ortaya
çıkan metinlerarasılık, ilerleyen yıllarda folklor ürünlerinin incelenmesi için de
kullanılan yöntemlerden bir hâline gelmiştir. Bu yöntemin kullanılması, ele alınan
anlatıdaki biçimsel ve anlamsal dönüşümlerin yanı sıra işlevsel dönüşümlerin de
tespit edilmesine imkân vermektedir. Bu çalışmadaki işlevsel dönüşümler, genel
olarak Karl Mannheim’ın “meşrulaştırma” kavramı etrafında analiz edilmiştir. So
nuç olarak koşuklaştırma, vezin-dönüşümü, indirgeme, genişletme, öyküsel dö
nüşümlerin gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu durum, sözlü folklor ürünlerinin de
metinlerarası bir sürece katıldıklarını, hatta bu süreçte ana metin olarak konumla
nabildiklerini göstermektedir. İşlevsel dönüşümler hususunda ise ibadetin/ritüelin
kökeninin aynı kaldığı ancak miraçlamanın daha çok meşrulaştırma yönüyle ön
plana çıktığı saptanmıştır. Bu anlatıyla birlikte, Alevi-Bektaşi inancının kutsal şa
hısları hâkim söylemin içinden geçirilmiş; onların meşruiyet zeminleri oluşturul
muş, etki alanları genişletilmek istenmiştir. Muhtelif anlatılarda Mevlânâ, Ahmet
Yesevî, Veysel Karanî gibi mutasavvıfların yahut Satuk Buğra Han gibi tarihî şah
siyetlerin de miraç hadisesinin içine dâhil edilmesi, bu durumu kanıtlar niteliktedir.
Anahtar Kelimeler
anlatı, miraç, miraçlama, metinlerarasılık, meşrulaştırma
Abstract
Throughout human imagination, the sky has been conceived as the dwelling place
of God or gods, and the source of cosmic or divine knowledge has consistently been
sought in the heavens. Consequently, the motif of ascension to the sky has become
one of the most frequently encountered themes in religious narratives. In Islam,
this motif finds its most significant expression in the miʿraj event. As a miraculous
occurrence, the miʿraj is not merely a religious narrative; it has profoundly influenced
Islamic literature and the arts. Furthermore, the miʿraj has been reinterpreted in
different contexts, particularly within Sufi communities. Similarly, the Alevi
Bektashi tradition has reexamined the miʿraj in a distinct manner, referring to it
as miraçlama. This study presents a comparative analysis of the miʿraj narrative
based on Qurʾanic and hadith sources and its adaptation within the Alevi-Bektashi
tradition. The analysis draws on a miraçlama text compiled by Halil İbrahim Şahin
from the Çepni community of Balıkesir, traditionally attributed to Shah Ismail. The
comparison is conducted from an intertextual perspective, primarily employing
Gérard Genette’s concept of the “palimpsest.” Although intertextuality originally
emerged in the twentieth century as a method rooted in modern literary theory, it
has since been adapted for the study of folklore. The application of this approach
enables the identification not only of formal and semantic transformations within
the narratives but also of functional transformations. In this study, functional
transformations are analyzed within the framework of Karl Mannheim’s concept
of “legitimization.” The findings reveal various transformations, including
versification, metrical modification, reduction, expansion, and narrative alteration.
These results suggest that oral folklore products also participate in intertextual
processes and may even assume the role of a primary text within this framework.
Regarding functional transformations, it has been determined that while the essence
of worship and ritual remains unchanged, miraçlama primarily serves as a tool of
legitimization. Through these narratives, sacred figures of Alevi-Bektashi belief
are articulated within the dominant discourse, thereby establishing their legitimacy
and expanding their sphere of influence. The inclusion of mystics such as Mevlânâ,
Ahmet Yesevî, and Veysel Karanî, as well as historical figures such as Satuk Bugra
Khan, in various miʿraj narratives provides further evidence of this phenomenon.
Keywords
narrative, mi'raj, miraçlama, intertextuality, legitimization